ama benziyor be abi.
Saturday, May 22
It's the Muppet Show with our very special guest star
Friday, May 21
Thursday, May 20
pump up the jam

"çok pis depresyondayım, üstelik hastayım" pozu.
ikidir istanbul'dan döndüğümde kendimi birtakım hayat sorgulamalarında buluyor ve eş zamanlı olarak hasta oluyorum. depresyonum yüzünden vücudum bitap düşüyor da mı hastalanıyorum yoksa hastalanınca duygusal olarak da mı yıpranıyorum o kadarını bilemem ama an itibariyle yine hem hastayım hem bunalımdayım. geçen seferki gereksiz antibiyotik faciasını tekrar yaşamamak için akıllı oldum gittim acil servise, boğaz kültürümü aldırdım. yaptıranlar bilir, boğaz kültürü denen şey kulak çubuğunun büyüğünün boğazınıza sokulup bir kaç saniye sürtülmesi işlemi. ben daha önce de yaptırdığımdan ağzımı açtım uslu uslu oturuyorum, ben ses çıkartmadıkça tipitip doktor sürdükçe sürüyor. sonunda işini bitirip "siz ses çıkartmayınca fazla fazla aldım, normalde öğürme refleksi olur ama siz çok rahattınız maşallah" dedi iyi mi. adamdaki imaya gel. hayır harbiden öyle bir kabiliyetim olsa alnıma yazdırır, "orgasm donor" t-shirtüyle dolaşan gökhan şükür'ün yanında yürürüm ama neticede herkesin yeteneği başka. sözün özü; boğazım da içim de şişti, insin diye bekliyorum.
Tuesday, May 18
yukarda allah gerçekten varmış be volkan
hafta sonu istanbul'daydım. şampiyonluk maçlarını izleyip sinirim bozulmasın, mevzulardan mümkün mertebe uzak kalayım diye dönüş biletimi özellikle maçlar başlarken havaş'a binecek, bittiğinde uçağım kalkacak şekilde aldım, dolayısıyla "vay anam vay neler dönmüş serhat ya" tepkisini vermeme sebep olan olayları indiğimde duydum. samimi söylüyorum, fenerbahçelilerin kendilerini şampiyon zannederek bir kaç dakika sevinmiş olmaları gerçekten komik de olmakla birlikte acı bir tecrübedir ve içimi cız ettirmiştir. ancak fenerbahçe'nin şampiyon olamamasından inanılmaz bir mutluluk duydum. pratikte ne yazık ki aynı kapıya çıksa da teoride bursaspor'un şampiyonluğu değildi beni mutlu eden; fenerbahçelilerin sevinememesiydi. stadda o yıkımı yaşayan fenerbahçelileri tanımam etmem, belki de adına üzüleceklerim bile vardır (tanısan sen de seversin). ama benim kalbim, gözüm, beynim aziz yıldırım'ın, bilica'nın, emre'nin, volkan'ın sevinmesini kaldıramayacaktı. kazım olayından beri fenerbahçe'de birilerinin göt olmasını ilk kez bu kadar içten diledim, oldu. arada kaynayanlar kusura bakmasınlar.
bu kesmediyse daha açıklayıcısı için: shelbyl
Tuesday, May 11
ne seksmiş arkadaş
yazıma "kim bilebilirdi ki baykal iktidara gelemediği için değil geldiği için istifa edecek" cümlesiyle başlayabilir, son günlerin modası olan baykal - seks kasedi - iktidar şakalarına bir yenisini ekleyebilirdim bittabi fakat benim başlıktaki serzenişim bu olaydan ziyade blog dünyasıyla alakalı, uzun zamandır kafamı kurcalayan bir rahatsızlık. ne bu insanlardaki "seks yazan kadın blogu" takıntısı çözemiyorum. benim için de deniliyor, şaşkınlıkla izliyorum zira seks hakkında yazıyorum fakat burası başka bir konu içermeyen, sadece seks hayatım üzerine kurulu bir blog değil zannımca. kaldı ki kurulu olsa ne olur, nedir bu "seks hayatını yazan şıllıklar" kompleksi? biri de çıksın açık açık rahatsızlık yaratan nedir söylesin be kardeşim, gıcığınız a) yazmamızı geçtim daha baştan seks yapmamıza mı , b) kız başımıza utanmadan sizden daha aktif bir seks hayatımız olmasına mı, c) ona buna verip size vermememize mi, d) yüksek ihtimalle sizinkinden iyi olan performanslar anlatarak hemcinslerimizin gözünü açmamıza mı? hayır şunu bir bilelim, ona göre gereken tedaviyi önereceğim ben.
Wednesday, May 5
sleeping with the enemy

seks dediğimiz şey genelde erkek tarafının skor olarak görebildiği, yapma şansını elde edebilmek için her yolun mübah olduğu bir mevzu ya, 'iyi performans' dediğimiz şey de hep onun üzerinden tanımlanıyor o yüzden. doğuştan gelen fiziksel özelliklerin yanı sıra sonradan öğrenilen bir takım hareketlerle iyi seks yapan insan mertebesine ulaşabiliyor bir erkek çünkü genelde kadınların ne istediği belli. olgunluk seviyesi "çıkarmadan 5 posta" günlerini geçmiş, iyi-kötü sekslemiş, kanka muhabbeti çektiği yakın bir kız arkadaşı olan her erkek pornolarda gördüğü hangi hareketlerin uygulanabilir olduğunu bilip ona göre davranıyor ve çok küçük değilse, çok erken boşalmıyorsa, kadını boşaltmayı beceriyorsa yuvarlak masa sohbetlerinde günü kotarmayı başarıyor. yine de ben bu zamana kadar erkekler için üzüldüm hep; çok beklentimiz, öğrenilmesi gereken çok şey var dedim. üstelik çenemiz durmuyor, adı çıkan bir daha inmiyor, yazık bu erkeklere dedim.
derken geçen gün dank etti. öyle ya, işiniz zor olabilir ama en azından ne yapacağınızı, yapmadığınızda da arkanızdan kötü diye damga vurulacağını biliyorsunuz. ya biz? tabii ki kadınların da yatakta 10 briana banks gücünde olmasını sağlayacak kriterler, erkek kankalarından öğrendikleri taktikler var ama benim meramım, bilemediğim şey başka. bir erkeğin bir kadın için "yatakta kötüydü" demesinin sınırı nedir? klişelerden gidersek kadın 'ölü gibi yatmadığı sürece' ve erkek işini gördükten sonra bunun sorun olmaması ve yaşadığı şeyi kötü seks olarak adlandırmaması gerekiyor erkeklerin zira kötü seks > hiç seks. ama bu aralar bir yanım seviyenin bu kadar düşmesine razı değil, diğer yanım o kadar düşükse bugüne kadar yaptığım muhtemel forsun etkisinde; kötü seks yüzünden ikinci buluşmadan kaçtığım erkeklerin acısı gün olur çıkar ve kurudum yeni gelin misali gibi diye o telefon hiç çalmazsa korkusuyla yaşıyorum.
derken geçen gün dank etti. öyle ya, işiniz zor olabilir ama en azından ne yapacağınızı, yapmadığınızda da arkanızdan kötü diye damga vurulacağını biliyorsunuz. ya biz? tabii ki kadınların da yatakta 10 briana banks gücünde olmasını sağlayacak kriterler, erkek kankalarından öğrendikleri taktikler var ama benim meramım, bilemediğim şey başka. bir erkeğin bir kadın için "yatakta kötüydü" demesinin sınırı nedir? klişelerden gidersek kadın 'ölü gibi yatmadığı sürece' ve erkek işini gördükten sonra bunun sorun olmaması ve yaşadığı şeyi kötü seks olarak adlandırmaması gerekiyor erkeklerin zira kötü seks > hiç seks. ama bu aralar bir yanım seviyenin bu kadar düşmesine razı değil, diğer yanım o kadar düşükse bugüne kadar yaptığım muhtemel forsun etkisinde; kötü seks yüzünden ikinci buluşmadan kaçtığım erkeklerin acısı gün olur çıkar ve kurudum yeni gelin misali gibi diye o telefon hiç çalmazsa korkusuyla yaşıyorum.
Friday, April 23
Thursday, April 22
obsesif, kompulsif ve depresifim

google'a depresyon yazıp görsellerden bunu çalmakla beraber web araması yapıp belirtilerini okumadığımdan kesin konuşamıyorum ama sanıyorum depresyondayım. annemin geleneksel haymana günleri geçtiğimiz hafta başladığından beri ve 'yaşasın ev boş' partileri verme yaşını geçtiğimden kelli evde yapayalnızım. 35 yaşını geçmiş yalnız iş kadını modunda yorgun argın eve geliyor, saat 10 olmadan uyuyakalıyorum. annem olmadığında televizyon açık uyuduğumdan olabilir, neredeyse her saat başı uyanıyor ve uyuduğum her saat dilimine de bir örneğinde mykonos adasında volkan şen'in asılmalarına maruz kaldığım garip rüyalar sıkıştırmayı başarıyorum. birkaç akşam önce sex and the city'de miranda'nın hayatından seksi çıkartıp açığı çikolata ile kapatmaya çalıştığı bölümde yaptığı hazır çikolatalı kekin gazına gelip ertesi gün migros'ta yarım saatimi dr oetker reyonunda geçirdikten ve 'hazır' diye lanse edilen ürünlerin hazırlanma şekillerine hayretle baktıktan sonra paşa paşa brownie intense alıp döndüm evime. baktım amerikan usulü yaşayamayacağım depresyonumu, türk usulüne dönüyor ve hamamcı teyze keselerine vuruyorum ben de kendimi. sürekli saçma sapan şeyler hatırlayan beynimi haymana'nın kaplıca sularında erittim erittim, yoksa nasıl bir çözüm bulacağım bu işe bilmiyorum.
Wednesday, April 21
nikahına beni çağırmadın sevgilim
Galatasaray'ın tecrübeli oyuncusu Sabri Sarıoğlu, Yağmur Sarıoğlu (Yılmaz) ile dünya evine girdi.
Subscribe to:
Posts (Atom)





