Sunday, December 9

marketing poses bleeds ads from our noses

torbadan fenomen çıktı
gündemi oldukça geriden takip edecek bir post olduğunun farkındayım fakat tetikleyen birkaç şey olduğu için bu twitter'da fenomenlerin reklam tweetleri olayına el atmaya karar verdim. malum twitter'da nasıl olduğunu anlayamadığımız (yani en azından ben anlamadım, anlayanlar anlamayanlara anlatsın) bir şekilde beş basamaklı takipçilere ulaşan kitle (= fenomen) bir süre sonra belirli markalardan para alarak onlarla ilgili tweetler yazmaya başladı. sanıyorum o dönem bunun etik olup olmadığı kimi bloglarda ve fenomenlerin kendileri tarafından da tartışıldı ama ne sonuca vardılar, öpüşüp barıştılar mı bilemiyorum. benim meramım etik olup olmamasıyla ilgili değil zira kimse kimseyi zorla takip etmediğine göre reklam yaptığı bariz olan fenomenlerden rahatsız olunuyorsa unfollowu caizdir, daha fazla tartışmanın manası yoktur.

benim kafamın basmadığı olay başka, işin 'reklamcılık' açısından mala bağlıyorum. birincisi bir insan neden bir fenomenin yazdığı şeyi alma, kullanma ihtiyacı hisseder? yani reklamcılıktan anlamasam da reklamın ana amacı bir ürünü duyurmak ve onu satmak ise, firmalar da fenomenlere reklam tweetleri için paralar döküyorlarsa, bu bazı insanların sırf X kişisi dedi diye bir ürünü alacağı farz edilerek yapılmış bir hareket olmalı. bunun ünlü versiyonuna az çok kafam basıyor zira başarılı bulduğunuz, örnek aldığınız bir insanı belli bir markayla özdeşleştirmek o markaya olan ilginizin artmasına, daha mal kişilerde ise "bunu kullanırsam ben de onun gibi olabilirim" duygularına yol açıyor olabilir, insan psikolojisi. fakat fenomen dediğin adamlar nasıl böyle bir duygu oluşturuyor yurdum gencinde, onu çözmek güç (onu çözersem bu fenomen işinin nasıl olduğunu da çözerim gibime geliyor). ikinci anlamadığım husus ise fenomen reklamlarının sosyal medya reklamı çıkış noktasıyla tamamen çelişir hale gelmesine rağmen bu kadar rağbet görmesi. demem o ki sosyal medya reklamları ünlüleri değil 'senin benim gibi' insanları kullandığından daha gerçekçidir. bir ünlü "ben bunu kullanıyorum" dediğinde bunun para için olduğunu bildiğinden inanılırlığı azalır fakat sosyal medyada takip ettiğin düz insan bunu dediğinde gerçeklik payı yüksektir ve seni etkileme ihtimali de daha yüksektir. vefakat firmalar bu fenomen reklamı işinin bokunu öyle bir çıkarttı ki aynı anda aynı şeyi yazan sekiz fenomenden girip reklam olduğunu bir kilometre öteden bağıran tweetlerden çıkıyoruz. o zaman bu gerçekçi reklam olayı tamamen sıçmış olmuyor mu? reklamcılıktan ve/veya fenomencilikten anlayan birileri varsa beni aydınlatsın lütfen.

7 comments:

Merve said...

ben bunu bir kaç ay önce tv programında tartışılırken izledim..reklam yapıldığını da işte o zaman öğrendim..
evet doğruymuş tweet başına para alıyorlarmış, ve bu fenomenlerin çoğu tanınmamış , tweetterda güzel sözler yazan adamlar kadınlar..
ünlü şarkıcı, oyunce desen o da değil..
neden onların sözlerine güvenip bir şeyler satın alalım ki..
siz farkettiniz mi bilmiyorum ama tweeterda kimleri takip ediyorum diye baktığımda abuk sabuk insanları izlediğimi farkettimm..
her gün bunları düzenli kontrol ediyorum en az 10 kişiyi her gün otomatik olarak izliyorum !!
bu kesinlikle takipçini artır diye bi uygulamanın sonucunda bizi birilerini izlemek zorunda bırakıyorlar..
hepsini tek tek unfollow edip blocke ediyorum..
buna nasıl bi çözüm bulunur bilmiyorum :S

Ö.Miraç.Saral said...

Bu bence tamamen kirli reklamcılık denilen şeyle ilgili. Reklamcılar, "marka" konuşulsun da nasıl konuşulursa konuşulsun diye düşünüyorlar. Bugün "ünlü" kavramı bile buna evrildi. Ünlü veya ünlü olmaya çalışan insanlar özellikle haklarında kötü konuşulsun istiyorlar, Okan Bayülgen'in bile bu sigara muhabbetini bilerek yaptığını düşünüyorum.

weba said...

Gerçekten bıktırdılar artık.
Bana hiç cazip gelmiyor tanıttıkları şeyler.
Biri ikisi dese eyvallah, birden 10tane fenomen aynı üründen bahsediyor.
Bu twitter fenomenlerinin de modası bi gün geçicek ama bakalım ne zaman.

Banyo Suyu said...

valla fenomen diyince neden bilmiyorum ama benim aklıma sen geliyorsun direk.
daha da ötesini tanımıyorum.
benim fenomen bilgim de bu kadar.

sinem said...

şimdi reklamcılık mevzunda çok ahkam kesemem ama pazarlama, işletme bölümünün en sevdiğim alanı. tez konum da social media & word-of-mouth marketing. henüz jüriden geçmiş bir tez değil ama az buçuk ahkam kesebilirim. o kadar literatür taradık sonuçta.

word-of-mouth marketing'in online ortamlarda yapılanına "viral marketing" demeyi tercih eden makaleler var. ben genellemeye katılmıyorum tamamen ama bu duruma viral diyebiliriz. ağızdan ağza pazarlamanın mantığı bellidir, normalde müşterilerin ağızdan ağza paylaştığı bilgiye şirketler geleneksel pazarlama yöntemlerine kıyasla çok daha az para & efor sarfederek müdahale ederler ve bu "nifak tohumu" ortaya çıkmadığı müddetçe çok da olumlu sonuçlar alırlar. açıkçası geri dönüş açısından ölçümü zor bir saha olsa da, word-of-mouth'un traditional marketing'e göre en büyük avantajı güvenilirliği. şirketler de bundan faydalanmaya çalışıyor, doğal olarak. mesela fairy sabaha kadar reklam yapsa ben cif deterjan'ı bırakıp geçmezdim ama annem aşırı övünce geçtim ve ciddi memnunum. gibi.

mevzunun bu kısmına zaten muhtemelen sen de hakimsindir de ufak bi giriş yapayım dedim. gelelim fenomen olgusuna. buradaki inanılmaz hata fenomenlerin hepsine birden aynı günde reklam vermekte. yani öküze okutsan öküz bile anlar. şahsi kanaatimce böyle bir işe girsem fenomenleri almam bile, alsam da en fazla bir tanesini alırım. ürününe göre kullanıcı seçmek lazım. tabi onun için çaba lazım, fenomen dediğin grup üç aşağı beş yukarı belli, reklamı veriyosun hop alıyolar filan... deterjan veya amkspor gazetesi (aklıma gelen bir örnek) kitleleri çok farklı. açıkçası aylarca amk almadım, zaten normalde spor gazetesi alıp okumam ama arada almak lazım oluyor, almadım işte. ama mesela sen desen güzel diye, ilk fırsatta gider alırım. biraz profilleri incelemek lazım. ürüne göre adam belirlemek lazım. fenomen dediğin kitle çeşit çeşit adamdan oluşuyor. aynı ürünü övmeleri imkansız. reklam olmasını anlamayı geçtim, ikna ediciliği oradan kaybediyor zaten.

bir diğer hata da yukarıda bahsettiğim "aynı gün" olayı. çok az pazarlama taktiği o kadar kısa sürede sonuç verir. biraz zamana yaymak lazım. arada bir gösterip müşterinin aklında yer etmek daha mühim.

ama gelgelelim fenomenlerin bir kısım insan tarafından ünlü gibi algılandığı bir gerçek. burada akademik tavrımdan sıyrılıp twitter uzmanlığımla -kakjskdjhsa- yorum yapıyorum. sen ben takipçi olayını hiç takmıyoruz, yazıyoruz geliyorlar ama gelmezlerse de sikime kadar tavrındayız ama herkes öyle değil. +3000 following +3500 follower olanından tut, takipçi satın alanına kadar... bir de fenomen tarzı tweet'ler yazmaya çalışıp beceremedikçe onları ilahlaştıran filan. -yeniden akademik tavır skjdshf- yani dediğin "o ünlü aldıysa ben de alayım" tavrı burada işe yarıyor olabilir. herkes için değil belki ama kayda değer bir kısım vardır diye tahmin ediyorum.

tabi dediğin gibi sıkıntı işin viral marketing'den çıkıp bayağı bildiğimiz klasik pazarlamadan farksız bir hale gelmesi. onu da beceremeyen "sosyal medya uzmanları" düşünsün, utansın, ne bileyim.

sevgiler, xoxo

Anonymous said...

bence o kadar da kötü bir reklam yolu değil.diyelim bir telefon almayı düşünüyorsun ama karar veremedin ne alacağına.bakınıyorken x kişisinin şu telefonu aldım çok hoşuma gitti gibilerinden bir tweetini görürsen bakayım nasılmış bu diyerek bir göz atarsan adamlar başarılı olmuş olur heralde.reklamın amacı da bu sonuçta.
not:reklam/reklamcılık/fenomen/twitter bilgim sıfır.sadece akıl yürütüyorum.

varol döken said...

hello houston is there a problem? bu tür kampanyalarda artık twitter kullanımı total kampanyanın bir parçası halinde. sosyal medyadan birçok marka direkt satış değil, direkt satışa kadar giden çetrefilli yolda bir parke taşı daha bekliyor. sosyal medya mecrası daha çok yeni, şu an herkes karanlıkta çatalını arar gibi arıyor pazarlama doğrularını. bir de o yaptıysa mutlaka ben de yapmalıyım var, malum ülke olarak temel strajetimiz following strategy. bunlar işin marka tarafı. insan tarafına gelince, vudu biz şurada 3-5 kişiyiz ama hep birbirimizle konuşuyor, birbirimizi anlayabiliyoruz. gerçekten çok mal bir kitle var ve bu kitle ünlülere ulaşamayınca yerine fenomenleri koydu. sosyolojik çıkarımlarına girmeyeyim ama bu insanları takip eden, hayatına sokan, yazdıklarını benimseyen, kendi yazmış gibi davranan, onlara öykünen milyonlarca insan var. ayrıca ana akım medyada yer bulamadan çok fazla ünlü olan fenomen de yok, bunu da unutmayalım yani bu insanlar sadece twitter'da değil, kitaplar, televizyonda, dergilerde, davetlerde vs. boy gösterdi ve en çok takipçiler de oralardan geldi. velhasılı kelam, sosyal medyanın doğasında özgürlük var, bırakınız reklam yapsınlar bırakınız ünlü olsunlar, rakıları eninde sonunda yine biz içeceğiz ne de olsa:)