Monday, January 16

arkadaslar dogurdum

zamaninda tuvalete gittigimi bile yazdigim bu bloga dogum hikayemi yazmak istememin bir sebebi kisisel tarihimi guncellemek ama asil motivasyonum hamilelik ve lohusalik hakkinda birkac kelam etmek cunku kadin kadina bu kadar yalan soylememeli arkadaslar. hemen hemen butun kaynaklarda cocuk sahibi olma surecinden mide bulantilari, uykusuzluk gibi birkac genelgecer sikinti disinda her sey toz pembeymis, yasanan butun sikintilar da zaten cocuk kucaga alininca geciyormus gibi bahsedilmesini protesto ediyor ve gercekleri acikliyorum.

1. trimester (ilk uc ay): butun hamilelik kitaplari ve cevrenizde hamilelik yasamis kisiler bu donemle ilgili ayni seyleri soyler; mide bulantilari, halsizlik, vucudun bebege alisma surecinde yasadigi bilumum fiziksel sikintilar. ben bahsi gecen bu sikintilari hafif atlattim cunku 1 test yapip doktora gittigimde zaten sekiz haftalik hamileydim yani bilmeden iki ayi devirmistim bile (gercek kesit) ve 2 normal hayatta bile en nefret ettigim sey olan kusma belasi bana bulasmadi. mide bulantilarim cekilmeyecek gibi degildi ve o donem calismadigim icin fiziksel halsizlik bir sorun yaratmadi. bana gore bu donemin asil belasi psikolojik olarak icinizde canli bir seyin buyudugunu kabullenmede zorluk cunku soyle bir durup dusundugunuzde icinizde yavas yavas farkli uzuvlar gelistiren ve git gide sekil degistiren bir sey olmasi size de asiri sacma gelmiyor mu? cocuk olayina karsi benim gibi pozitiften ziyade notr hisler besliyorsaniz kusmadan cok bu psikolojiyle nasil bas edeceginizi dusunun derim. bu trimesterda hic mi iyi bir sey olmadi derseniz "hamileyim lan ben" diyetiyle onunuze geleni yeme hakkindan bahsedebilirim fakat unutmayalim ki bu sonradan gotunuzu tirmalayan cinsten bir hurmadir.

2. trimester (4-6 ay): literaturde en rahat gecen donemdir; vucudunuz icindeki yaratiga artik alismistir, enerjiniz geri donmustur ve kilolu halinizle bile kendinize guzel gelirsiniz cunku hamilelik sizde degisik bir aura yaratir. YALAN. bir kere icinizde bir sey buyudugu gercegine alismak diye bir sey yok. ben doktor kontrollerinde ultrasona bile bakamadim sahsen cunku yani icinizde bir canli yetisiyor boyle sacma bir sey olabilir mi ya (hala oradayim). o aura dedikleri sey de bende hic olmadi. aksine aynaya baktikca kendimden tiksindim. bu donemin baslarinda hamilelikten sismeye basladiginiz ama hala tam hamile gozukmediginiz icin surekli SISKO DEGILIM BEN HAMILEYIM diye bagirarak gezmek isteyebilirsiniz. bu trimesterin artisi bebegin hareketleri hissedilmeye baslandigi (bence igrenc) ve cinsiyeti de belli oldugu icin gelen netlesme ve kabullenme hissi olabilir. 

3. trimester (7-9 ay): karniniz net bir sekilde cikti, hamile magazalarindan alisveris yapmaya basladiniz (lcwaikiki muhafazakar siklik reyonunu gecince sagda), ve tebrikler artik KAMU MALIsiniz. herkes hamileliginizle ilgili gorus bildirme hakkina sahip cunku personal space kavrami olmayan bir ulkede yasamak bunu gerektirir. sisen eller ve ayaklar, sirt agrilari, gogus yanmasi, dogum yaklastikca gelen "sictik nasil cikacak bu cocuk icimden" hissi, daha once dogum yapmis butun arkadaslariniz uyku biriktirilebilir bir seymis gibi "son gunlerin, uyuyabildigin kadar uyu" derken gece 3-5 kez tuvalete kalkmayla bolunen uykular, istiklal marsi ve kapanis. bu trimesterin tek artisi hamilelik kabusunun sona eriyor olmasi ve yepyeni kabuslara yelken actiginizin bilincinde olmadiginiz icin gelen rahatlik.

4. trimester (dogum sonrasi ilk 3 ay): butun o cektiginiz sikintilardan sonra hamileligi bile ozleyeceginiz akliniza gelir miydi? iste bebekle gecen ilk birkac haftanin ozeti. fiziksel problemler nasil dogum yaptiginiza bagli olarak farklilik gosterecektir - ben saatlerce normal dogum sancisi cektikten sonra zorunlu sezaryene girdigim icin kotu orneklerden biriyim. fakat hamilelik kitaplarinin 'baby blues' adini verdigi ve "kendinizi biraz kotu hissedebilirsiniz, bunalabilirsiniz" diye gecistirdigi bu donemde ben iki hafta boyunca surekli agladim. dikislerim agridi agladim, kendimi yataktan kalkamayacak kadar yorgun hissettim agladim, bir bebegimin olmadigi gunleri ozleyip agladim, bebek agladi ben agladim, bebegin ileride hasta falan olacagi donemleri dusunup agladim, esimin babalik izni bitince ne yapacagim diye agladim, annem ankara'ya donunce tek basima cocuga nasil bakacagim diye agladim, bu aldigim kilolari nasil verecegim diye agladim, an itibariyle hayatimdaki tek islevin 'annelik' oldugunu dusunup agladim. ve tabii ki bir cocuk sahibi olmakla alakali butun fiziksel seyler kadina kitlendigi icin basa gelen emzirme belasi yuzunden agladim. hamilelik boyunca kilo yuzunden kendinizi damizlik hayvan gibi hissederken artik 'literally' damizlik bir hayvan muamelesi goruyorsunuz cunku ANNE SUTU. dunya uzerinde mamayla buyumus hic cocuk yokmus gibi, cocuga mama vermek zehir vermeye denkmis gibi bir baski hali. cocuk emmese emmedi derdi, emse dogru duzgun emmeye baslayana kadar cekilen aci. bebeginizle ilk uc aya hos geldiniz. bu trimesterin artisi butun bu iskenceyi cekerken inanilmaz gelse bile gercekten her seyin gun gectikce kolaylasmasi.

butun bu anlattiklarimin kissadan hissesi su: hamilelik gercekten cok kisisel bir deneyim. uzmanlara "bu ay yasayabilecekleriniz" diye liste yaptirip ishal ve kabizi birlikte yazdiran bir karanlik. unutulmamasi gereken sey herkesin bu donemi farkli gecirdigi, ama hissettiginiz ya da yasadiginiz negatif bir seyin mutlaka dunya uzerindeki baska bir hamile tarafindan da hissedilmis ve yasanmis oldugu gercegi. bu yuzden, sevgili hemcinslerim, nacizane tavsiyem ille de ureyecegim diyorsaniz hamilelik surecini kitaplarda yazildigi gibi degil isinize geldigi gibi gecirin ve yalniz olmadiginizi bilin.


Sunday, June 5

EURO 2016 En Yakisikli 11

Simdi acinca gordum ki iki senedir buraya bir sey yazmamisim ama blogun klasiklerinden en yakisikli 11 postunu atlamak olmazdi dedim ve uzun bir kadro ve fotograf secimi surecinden sonra karsinizdayim. Bu sene kendimi gruplardan cikma vs gibi kriterlerle sinirlandirmamak adina turnuva baslamadan butun takimlari inceleyerek, uefa'nin euro 2016 sitesinde belirtilen mevkileri goz onunde bulundurarak ve cesitlilige dikkat etmeye calissam da ayni ulkeden birden fazla oyuncu almama gibi bir kural da koymadan 4-4-2 dizilisinde bir takim yaptim.

Kaleci
Burada omur boyu basari odulumuz tabii ki Buffon ama listedeki yuzleri yenilemek adina baska bir kaleci secmek istedim. Fakat cok uzaklasamadim zira Buffon resmen kendinden sonra gelecek kisiye el vermis. Takimimizin kalecisi Italya'dan Salvatore Sirigu.







Yedekler
Yann Sommer - Isvicre





Denys Boyko - Ukrayna





Savunma
Listeye eskilerden bir isimle baslayacagiz: iyi aile cocugu imajli Alman yakisiklimiz Mats Hummels.







Kel severler kontenjanindan listeye giren Laurent Ciman ise Belcika milli takimindan evli mutlu cocuklu.







Bu senenin kesiflerinden Thiago Cionek Brezilya dogumlu, Italya'da yasiyor ve kadroda Polonya milli takimini gururla temsil ediyor. Ortamlara ustsuz fotografi dusmemis nadir futbolculardan.







Ulkemizin Rusya'yla iliskilerini duzeltmek adina savunma hattinin son uyesi Dmitri Kombarov. Bu tarz fetisleri olan arkadaslara bilgi olarak kendisine tipatip benzeyen bir ikizi oldugunu da belirtelim.







Yedekler
Leonardo Bonucci - Italya





Gerard Pique - Ispanya





Orta saha
Orta sahada acilisi tanidik bir yuzle yapalim. Listeye Turk almiyor olabilirim ama zamaninda Turkiye'de oynamis isimlere itirazim olmadigindan ilk oyuncumuz Arnavutluk milli takimindan Lorik Cana.







Orta sahanin degismez Italyan karizmasi Daniele De Rossi.







Bu senenin kesiflerinden, insanda karizma olunca umit davala saclariyla bile giderli olurmus dedirten Belcikali Radja Nainggolan.







Ben sahsen sari pipici olmama ragmen sadece bir kesimin degil halkin takimini yaratmak istememden mutevellit yine Belcika'dan Axel Witsel.







Yedekler
Morgan Schneiderlin - Fransa





Sebastian Larsson - Isvec





Forvet
Iste yaparken en zorlandigim mevki cunku tanrinin erkegi tanimlamak icin yeryuzune gonderdigi adamin binlerce fotografindan onu en iyi temsil edecek fotografi secmek hic kolay olmadi. Ilk forvetimiz tabii ki Almanya'dan Mario Gomez.







Ikinci forvet yine eskilerden. Karisini aldattigi ve mac icin otelde kamptayken threesome icin hayran ayartma derdine dustugu icin sempati puanlarini kaybetse de hakkaniyet adina Fransa'dan Olivier Giroud'nun olmadigi bir en yakisiklilar takimi maalesef dusunulemez.







Yedek
Italya - Graziano Pelle





Teknik direktor
Kendime kisitlama koymak istemedigimi belirtmistim ama ust uste listelerde yer alan isimlerden kacinmaya calistigim icin bu sene teknik direktorumuz emektar Joachim Low degil Italya'nin teknik direktoru Antonio Conte. Gencliginde futbolcuyken pek yakisikli degilmis ama 46 yasina gelene kadar sarap gibi yillanmis bir abimiz.



Ufak bir hatirlatma: Resimlere tiklayinca büyüyor. Herkese iyi seyirler =)

Saturday, July 5

türkçe konuş anlamıyom çok gücüme gidiyon

ne yazık ki cahilliğe sınır koyulamadığı için "yeaa geleceğim yazıp gelicem okuyoruz işte bu yüzden türkçe aslında yazıldığı gibi okunan bir dil değildir" argümanıyla dilbilim tarihinde bir devrim yarattığını düşünenlerin sayısı hiç de az değil. fakat olay aşağıdaki tweetle bambaşka bir boyut kazandı:

hayatını bir gazeteye yazı yazarak kazanan bu şahıs bununla yetinmedi, 'herkeZ'in daha kalabalık anlamına geldiğini bile iddia etti. ben de bileklerimi dikine kesmeye başlamadan önce bu "yazıldığı gibi okunmak" meselesi dilbilimsel olarak ne demektir kısaca açıklayayım da bir iz bırakayım unutulmayayım istedim.

efendim bir dilin yazıldığı gibi okunması, her harfin bir ses karşılığı olması ve yazıdaki farklı harf kombinasyonlarının bu sesleri değiştirmemesi demektir. türkçe yazıldığı gibi okunan bir dil olduğu için, örneğin "f" harfini gördüğümüz her kelimede, harfin kelimenin neresinde olduğu, sağında solunda hangi harfler olduğu gibi etkenlerden bağımsız her zaman "f" sesini çıkartırız. yazıldığı gibi okunmayan, yani 'fonetik' olmayan dillerde ise harflerin bir araya gelişleri doğrultusunda çıkan sesler değişebilir, dolayısıyla aynı harf farklı kelimelerde farklı seslere yol açabileceği gibi aynı sesi pek çok farklı harf kombinasyonundan da elde edebilirsiniz. örneğin ingilizce'de "f" sesi elde edebileceğiniz dört farklı yazım vardır; "f" (fill) , "ff" (cuff), "ph" (phone) ve "gh" (rough).

bu şekil.

Friday, July 4

Peygamber

yıllar önce beni wingman'e alıp "anne ben carrie bradshaw oldum" diye sevindiren genel yayın yönetmenim h.z. bohçe kitap yazmış da haberimiz yok.

alayım da okuyayım hemen diyenler buraya
"o kim la?" diyenler buraya


öptüm.  

Monday, June 30

DK 2014 En Yakisikli 11

Beklenen post icin bu sene outsource oldum (http://oned.io/h/327468) fakat orada kendime koydugum "gruplardan cikmis olma" kriterini bir kenara birakip gelenegi bozmayarak buraya da ideal 11'imi yazmadan edemiyorum.

Teknik direktor: Joachim Low
Ben her listeye Low'le baslayarak kendimi tekrar etmekten biktim, milli takimlar ecis bucus amcalari teknik direktor yapmaktan bikmadi. 


Almanya: Mats Hummels
Sari pipi Hanslar bitti, devir yere bakan yurek yakan Hummels devri.




Arjantin: Ezequiel Lavezzi
Bu senenin kemirgen kontenjanina Lavezzi'yi uygun gordum.




Bosna Hersek: Asmir Begovic
Bu listeler Buffon'dan baska kaleci gormez diyordum ama buyuk konusmamak lazimmis.




Fransa: Olivier Giroud
Pique captan dusmeye baslayinca yakisikli futbolcuda bir dunya markaligini Giroud kapti.




Ingiltere: Steven Gerrard
Liste sir gorsun diyerek yillandikca sarap gibi guzellesen kaptanima yer actim.




Ispanya: Xabi Alonso
Ispanya'da cok yakisikli var ama benim kisisel favorim elbette kizil sakallim kahverengi gozlum Alonso.




Italya: Claudio Marchisio
Italya yine erkegin tanimini yapmis. Neyle besleyip buyutuyorlar bunlari anlamiyorum ki.





Portekiz: Miguel Veloso
Kecioren clubberi Ronaldo'yla takilmaktan kiromaj saclarini bir sekle sokamadi ama adamin yuzunu kalemle cizmisler arkadas yapacak bir sey yok.





Sili: Mauricio Pinilla
Silili ama Serie A'da oynadigi icin Italyan karizmasindan nasibini almis gulusune kurban oldugum.





Uruguay: Edinson Cavani
Uruguay yine topcu degil heykel gondermis turnuvaya, uzun sacli falan ama Marvel filmlerinden firlama haliyle gideri var Cavani'nin.




Yunanistan: Panagiotis Kone
Erkeklerin komsu kizi fantezisinin bizdeki hali de bu olsun.





En iyi forma tasarimi: Meksika
Genis omuzda iyice one cikan simsek figuru ve corap detayiyla bu senenin galibi Meksika. Ozellikle kaleci formasi enfes.