Tuesday, May 18

yukarda allah gerçekten varmış be volkan

hafta sonu istanbul'daydım. şampiyonluk maçlarını izleyip sinirim bozulmasın, mevzulardan mümkün mertebe uzak kalayım diye dönüş biletimi özellikle maçlar başlarken havaş'a binecek, bittiğinde uçağım kalkacak şekilde aldım, dolayısıyla "vay anam vay neler dönmüş serhat ya" tepkisini vermeme sebep olan olayları indiğimde duydum. samimi söylüyorum, fenerbahçelilerin kendilerini şampiyon zannederek bir kaç dakika sevinmiş olmaları gerçekten komik de olmakla birlikte acı bir tecrübedir ve içimi cız ettirmiştir. ancak fenerbahçe'nin şampiyon olamamasından inanılmaz bir mutluluk duydum. pratikte ne yazık ki aynı kapıya çıksa da teoride bursaspor'un şampiyonluğu değildi beni mutlu eden; fenerbahçelilerin sevinememesiydi. stadda o yıkımı yaşayan fenerbahçelileri tanımam etmem, belki de adına üzüleceklerim bile vardır (tanısan sen de seversin). ama benim kalbim, gözüm, beynim aziz yıldırım'ın, bilica'nın, emre'nin, volkan'ın sevinmesini kaldıramayacaktı. kazım olayından beri fenerbahçe'de birilerinin göt olmasını ilk kez bu kadar içten diledim, oldu. arada kaynayanlar kusura bakmasınlar.




bu kesmediyse daha açıklayıcısı için: shelbyl

23 comments:

onur said...

al benden de o kadar...

Hiç kimse said...

Valla bir şey itiraf edeyim mi hanımefendi, ben çok eğlendim sevinçlerimizi ve hezeyanlarımızı falan izlerken. Öyle hiç de takımımdan utanmadım, erinmedim, sıkılmadım. Çok eğlenceliydi ya, kimse eğlenmedi sanırım benim kadar :)

Yalnız şunu doğrulatamadım ama iyi biliyorum: Emre Belözoğlu, sevinçten bayılmış sonra da soyunma odasında demişler ki "Kurban biz şampiyon olamadık!"

Varsın bu sene şampiyon olmayalım, arkadaşlarımızın geyiklerine biz de katılalım ters psikoloji yapalım ama şunu unutmayalım yani: İyi günde kötü günde sevmek gerekir kulübü, bize inşallah ileride daha çok sevinçler yaşatacaktır Fenerbahçemiz.

tuncay said...

ne zaman ki baskasinin basarisizligina kendi basarindan cok sevinirsin, o zaman anla ki ikinci sinif takimin taraftarisin. bursa gol attiginda kutlama yapacak kadar karaktersiz taraftarlarin olmus oldugu bir takim elbette ki buyuk sifatini hak etmez, bundan dolayi sevinmeniz de cok normal

Tuncay said...

yukardaki tuncay ben degilim, taklitlerimden sakinin..

voodoo girl said...

sevgili tuncay,
beşiktaş şampiyon oldu da ben "beşiktaş'ın şampiyonluğundan çok fenerbahçe'nin şampiyon olamamasına sevindim" dedim gibi bir durum olmadığına göre ilk yorumun manasız.

başka takımların gollerine sevinen taraftarlara karaktersiz demeden önce de kendi takımının beşiktaş'ın hayali golüne sevinen taraftarlarına bakmanı tavsiye ediyorum.

tuncay said...

herhalde algi karmasasi oldu, besiktas'in atmis oldugu hayali golun fenerbahce'ye bir faydasi var, sampiyonluk olabilir mi mesela?

bursa macinda cikip rezil bir futbol oyanayacaksin, adeta yedek takimla cikacaksin maca, ibrahim toraman serefiyle (!) futbol oynayip 1.5 gol atcak, sonra cikip basari/basarisizlik edebiyati yapacaksin :)

voodoo girl said...

polemiğe girmeyeyim diyorum damarıma basıyorsunuz. okuduğumuzu anladık mı cevap verelim: başarı/başarısızlık yorumunu ilk kim yaptı? siz. ben ne dedim? benim yazdığımın o yorumla ne alakası var dedim. demek ki edebiyat yapan ben değilmişim.

"herkes bizden nefret ediyor çünkü en büyük biziz, tek büyük biziz, biz tek siz hepiniz" kafasında olduğunuzu bildiğimden daha fazla uzatma gereği görmüyorum. benim yorumumum net; şampiyon olamadınız ve ben mutluyum. buna uyandınız ve kutlamalarınız bittiyse şimdi gidip istediğiniz yeri kazabilir, istediğiniz yerde götünüzle top kurtarabilir, istediğiniz yerde de gözyaşı dökebilirsiniz.

tuncay said...

tamam biz sampiyon olamadik, siz bursa macinda sahane durusunuzla oynadiniz, 10 kusur puan fark yediniz, mutlu olun. dunyalar kucuk olunca mutluluk kolay geliyor normal olarak

Tuncay said...

@sahte tuncay: her seyi gectim de ibrahim toraman'in serefinin yanina (!) koymadan once ne ictiysen bi daha icme..

witchesbutter said...

gercekten cok guzel bir yazı olmus. bir fenerbahceli olarak keske herkesin senin kadar ince dusunmesini ve bu aradaki farkı anlamasını isterim.

varol döken said...

normalde bu toplara girmiyorum hele voodoo seninle hiç girmiyorum ama allah aşkına artık fenerbahçe'yi sevmemenize binbir türlü neden göstermeyin... kimse sevmek zorunda değil ki yahu, tamam elbette antipatiyi artıran unsurlar olmuştur ama 1990'da da, 1980'de de 70 60'ta da sevilmezdi fenerbahçe... tek büyük meselesi değil ama o zamanlardan beri ligi domine etme meselesi 90'lara kadar...

yıldırım demirören gerçekten akıllıca davrandı, ortalıktan çekildi, ihale yine bize kaldı, mesele budur yoksa kazım kazım'ın yazdıklarından bin beter aşağılıktır kupayı başkana götürmeler, gönlündeki şampiyonu açıklamalar...

fenerbahçe tarihinde hiçbir başkan, biz olamazsak şu olsun demedi, tekrar söyleyeyim büyüklük demeyelim ama en azından bunu bilelim...

Tuncay said...

@varol doken: merak etme biz baskanimizin hastasi degiliz.. o sizin kronik hastaliginiz.

besiktas tarihinde de hic bi baskan sirf gundem degistirmek icin baska takimin kalecisi rakiplerimizi arayip motive etti diye aciklama yapmamistir..

80i 70i 60i bilmem yasamadim da 80lerin sonunda 90larin basinda fenerbahce cok sevilirdi, malum 86-93 arasi 31 macta 23 galibiyet anadolu takimlarina bile zor aldigin bisi..

varol döken said...

@tuncay
ben aziz yıldırım değilim, fenerbahçe'nin başına gelenleri başka bir takım da şöyle böyle hede hödö diye yazmadım onları, bir karşılaştırma yaptım ötekileştirme üstüne sadece, daha geçen seneye kadar yıldırım demirören nefreti vardı topluca ama bu beşiktaş'a bütünüyle sıçramadı nedense, bizse camia olarak güme gidiyoruz ben de diyorum ki fenerbahçe güme gitmiştir zaten hep, biz sevilmeyi sevmiyoruz zaten, tek büyük demiyorum ben, saçmalığın daniskası o ama en azından büyükler arasında en çok tek kalan biziz, tarih gs-bjk tribün ortaklığını yazar ama fb'nin böyle bir şeyi asla ve kat'a olmamıştır, ha keza başkanlık düzeyinde de öyle...

dediğim gibi böyle toplara girmeyi sevmiyorum hiç, fenerbahçeli kimliği içinde değerlendiriliyorsun mecburen, oysa hem fenerbahçeli hem objektif hem bilimsel hem de taraftar olabiliyor insan...

son olarak verdiğin bilgi benim bizzat yaşadığım (86 yılında beşiktaş'ta oturuyordum) şahit ve perişan olduğum bir dönemdir, güzel bir geçmiştir sizin açınızdan ama bugün toplam galibiyet sayısında öne geçtiğimiz düşünülürse biraz da rakı eşliğinde hüzünle yad edilecek geçmiştir, içerken fenerbahçe'ye küfretmek serbesttir...

Tuncay said...

@varol doken: ayni sekilde ben de sevmiyorum bu toplara girmeyi.. zaten yillar gectikce ne turk futboluna, ne tuttugum takima olan sempatim eskisi kadar kalmadi..

eger genel bi yorum yapmak gerekirse, bence fenerbahce antipatisi, fenerbahcelilerin genel olarak (ozel olarak senden bahsetmiyorum elbette) degerlendirmelerinde kendilerine musluman olmalarindan kaynaklaniyor..

ornek veriyim, ben ibrahim kas'a o.c. demekten kati surette cekinmeyen onlarca besiktasli tanirken, onun 5 kati olan emre belozoglu'na bir fenerbahcelinin o.c. dedigini her duydugumda keci kesiyorum, su ana kadar kestigim keci sayisi 0.

ben her zaman fenerbahce ve galatasaray'in besiktas'tan daha "buyuk" (o da ne demekse) oldugunu kabul eden birisiyim, taraftar sayisi daha fazla, topluma etkisi daha fazla olan kulupler.. ama besiktas'in belki de taraftarinin yaratici olmasinin, nispeten vakur olmasinin vb. nedeni de cokluk, "buyukluk" kibirinin bulasmamis olmasidir.. bilemem.. alsin bi sosyolog tez yazsin :)

varol döken said...

vallahi ben hiçbir futbolcuya küfretmiyorum ama illa istatistiğine girmesi için sana bir emre belözoğlu cehennemin dibine gitsin verebilirim:)

Kalten said...

Gitti keçi

Fabio Luciano said...

@voodoo girl

kendi yorumunu yayınlamayan blogger olmak nasıl bir hissiyat acaba?

voodoo girl said...

anlayamadım?

Fabio Luciano said...

diyorum ki ortega blogdaki röportajda yaptığın yorumla bu post feci derecede çelişiyor.ben de o yorumu buraya aynen kopyalayıp yapıştırdım.hani şu taraftarlık ve son günlerin moda deyimi olan el matkabıyla duvar delmek ile alakalı olan.fakat yayınlamamışsın.

şimdi kalkıp ya işte gelmedi filan olur yorum.gelse yayınlardım olur.ne sen beni inandırırsın gelmediğine ne de ben seni inandırırım yorumun onay beklediğine dair mesajı gördüğüme.

neyse canım konuyu uzatmanın daha da bir anlamı yok.blog sizin keyif sizin istediğnizi yazı istediğinizi çizin.ister yayınlayın ister yayınlamayın.

bir daha kendinizle çelişir duruma düşmemeniz dileğiyle.

voodoo girl said...

sevgili fabio,

madem inanmayacaksın söylemenin bir manası yok ama okuyan diğer insanlar için söylüyorum öyle bir yorum gelmedi, ki "ablanı çağır grup yapalım" yorumunu bile yayınlayan bir insan olarak yorum yayınlama politikamın gayet açık olduğuna inanıyorum. yorum onayı koyuşumun nedenini blogu uzun süredir takip edenler bilir, şu anda da spam yorum dışında kabul etmediğim hiç bir yorum yok.

"başkasının sikiyle gerdeğe girmek" lafını çok yanlış anladığınıza inanıyorum. eğer ben "trabzona bak nasıl soktu 1-1" ya da "bursa nasıl sikti attı sizi elinizden aldı şampiyonluğu" demiş olsam neyse; benim buradaki tek meramım çok net bir biçimde fenerbahçe'nin şampiyon olamadığına sevindiğimi belirtmek, nedenlerimi de çok açık anlattığıma inanıyorum. bunu kabullenemeyişinize de anlam veremiyorum, herkes sizi sevmek zorunda değil nihayetinde.

varol döken said...

fabio'y severim, voodoo'ya inanırım, insanın bu kadar hızlı bir dünyada kendisiyle ister istemez çelişeceğini de bilirim...

ama buradaki nefret daha katıksız bir nefret, sorun falan yok sadece sürekli olarak belirtilsin bir de altına kılıf aranmasın mümkünse...

testisleşmede tek büyüğüz ulan:)

voodoo girl said...

ben kendimle çelişmiyorum. kazım'ın 8 golü birden kendisi ya da kendi takımı atmış gibi "8taş" demesi el sikiyle gerdeğe girmektir. benim "fenerbahçe'nin şampiyon olamamasına sevindim" demem açık açık içimdeki nefreti sergilemektir. ben çok netim, kılıf uydurma derdim de yok; "bizden nefret ediyorlar çünkü..." cümleleridir benim gözümde asıl kılıf uydurma çabası.

varol döken said...

kılıfıma geri dönüyorum:)