Monday, August 9

huzur alaçatı'da (capsli)


tatile gidip kumsal fonlu ayak fotosu çekmeyen blogger olamaz

dostum denizorbay ile çıktığım alaçatı tatili dün sona erdi fakat öğretisi baki: erkek yok, huzur var. bir kere alaçatı doğası itibariyle huzur yuvası bir yer olduğu ve biz adaçatı konuk evi gibi duvarlarından huzur akan bir yerde kaldığımız için tatile 1-0 önde başlamıştık. üzerine her gün başka sahil, her akşam başka balıkçı, internetten uzak günler derken kendimi aştım nirvanaya ulaştım; 10 günün ortasında kaşındığımız, tabii ki ağzımızın payını aldığımız, sonrasında polis çevirmesinden dertlerimizi anlatarak kurtulmayı başardığımız gece dışında sorunsuz ve muhteşem bir tatil geçirmeyi başardık. ruhum mutluluktan uçadursun bedenim alışılmış "noluyor lan burası ankara değil?!" tepkisini vermeyi ihmal etmeyerek güneş pıtırcıkları türetti. zaten beyaz insanın 2 adet tatil çilesi vardır; biri güneş alerjisi diğeri de tatil dönüşü gördüğü her insanın "aa hiç yanmamışsın?" demesi. ayrıca bozkırkurdu olduğum için bir süre sonra denizden de midem bulanmaya başladı. zaten şu hayatta en sevmediğim şeylerden biri yüzmek sanıyorum, hele denizde altından ne girecek üzerinden ne çıkacak belli değil. zaten ben balık olsam büyük ifrit olurdum, düşünsenize birileri evinize gelip salak salak hareketler yapıyor, birtakım motorlu ve plastik aletlerle dolaşıp duruyor üzerine bir de işiyor üstelik arkadaşlarınızı falan yakaladı mı da yemeden bırakmıyor. bunlar bence çok ayıp şeyler. sonuç olarak yaya'da kokteyllerle başlayıp babylon'da nouvelle vague konseriyle sona eren 10 günlük alaçatı tatilim ve internet detoxum bana hem aradığım huzuru, hem de şu hayatta nelerle ilgilenip neleri artık hayatımdan çıkartmam gerektiğinin cevabını verdi. herkes sıcaklardan şikayet ederken biz gayet rüzgarlı ve serin günler geçirdik, çeşme ve özellikle alaçatı o açıdan da çok iyiydi. bana göre bölgenin 2 önemli sıkıntısı var, biri istanbul'dan gelen mekanların işgali ki izmirli arkadaşların çeşme faşistliğini daha iyi anladım; diğeri de taksilerin pahalılığı. biz durumu bildiğimiz için araba kiralayıp rahat rahat gezdik ama taksiye bindiğimiz tek bir akşam ödediğimiz ücret -ki kendisi benim ankara'dan izmire gitmek için uçağa ödediğim paradan daha fazlaydı- bana gösterdi ki bir çeşme'de arabasız takılmak bir de nasıl kimse o taksi ücretlerine müdahale etmez anlamak mümkün değil.


no 35 - adaçatı konuk evi

bir amme hizmeti olarak daha spesifik olmak ve hürriyet yazarı edasıyla çeşme'de ne yapılır ne yapılmaz bilgisi de vermek isterim bu noktada. bir kere yaşınız küçükse yaşadınız, gittiğim dönemle mi alakalı bilmiyorum ama "13 yaşındayız ve çeşme'deyiz" ekibi hep etraftaydı, üstelik erkekleri gol yemem surf yaparım kızları elite model look finalisti. illegal olduğu için biz bulaşmadık. 'gündüz olsun denize gidelim' kontenjanında favori funbeach, ya da geçen seneki ve bizim hala kullandığımız adıyla kumbeach. denizi, ortamı, müzikleri, yemekleri komple güzel. aynı bölgede (çiftlikköy) daha sakin bir alternatif isteyenler için okan's place ideal. aya yorgi'de tartışmasız en güzel işletme babylon, harika ortam ve müzik. bir sonraki alternatif shayna olabilir fakat belli bir saatten sonra bodrum beach club müziklerine dönüyor ve kaçarak uzaklaşmak gerekiyor. zaten o koyda bir sürü işletme olması felaket olmuş, müzikler birbirine karışıyor ve sizin belli bir beach'i seçmiş olmanızın bazı noktalarda bir anlamı kalmıyor. 'gidip de vaktinizi harcamayın' mekanı ise seaside, çok popüler olmasına rağmen çeşme'ye yakışmayan kırolukta, saçma sapan müzikli ve kafeteryadan bozma restaurantlı bir beach. ılıca plajları da gereksiz çünkü deniz iyi değil; ılıca'ya gitmek için dost pide, veli usta dondurması veya ılıca hotel'de masaj keyfi sebeplerinden birine sahip olmalısınız yoksa gereksiz.


babylon'da "blog için foto çekelim" pozu

'yemeklerimizi nerede yiyelim' sorusuna verilecek pek çok balıkçı cevabı var ama benim favorim dalyan'daki balıkçı hasan oldu. alaçatı içerisinde sakin mekan isteyenler için agrilia güzel bir seçim, o bölgede olup da ılıca dost pide'de yemek yemeden döneni de dövüyorlarmış. 'yemeğimizi yiyelim yanında bir drink alalım' diyenler içinse çeşme marina güzel alternatif, orada da monk by babylon takdirimizi topladı. meydandaki kalabalığın hem içinde hem dışında olduğunuz sailors orta kahve alaçatı içinde güzel içki fırsatı veren bir diğer mekan. geceye çılgınlar gibi devam edelim diyenler için ise alaçatı içinde yaya kokteylleriyle ilgi çekiyor ama 2 civarı kapanıyor. paparazzi canlı müzik ve rock konseptini oturtmaya çalışmış ama ben pek tutmadım, maddi kaygılarla çok genele hitap etme yoluna gitmiş ve ortaya piyasa playlist çıkmış. ayrıca rock konsepti mekanda desk/bistro rezervasyonu ve şişe açtırtmak nedir türk gencinin olur olmadık yerde param var onu göstermeye çalışıyorum halleri beni benden alıyor. haftasonu alternatifi makah beach (alaçatı 11) sonrası riders çeşme'deki tüm gençler tarafından bilinen ve uygulanan bir rutin, ben de riders'ı tuttum oldukça hem müzik hem mekan güzeldi. güzel konser olduğu müddetçe pas geçilmeyecek bir başka mekan ise tabii ki babylon aya yorgi.


marina'da "ulan şu teknelerden biri bizim olsa" pozu

kıssadan hisse alaçatı gece hayatına doymuş, huzur arayan bizlere ilaç gibi geldi ama tatile başka motivasyonlarla çıkanlara söz vermiyorum. ha biz de gelirken bir gaza geldik sörf yeri dediler oc izmir dediler falan da sonra girmedik o işlere, o yüzden oradan yollu tavsiye veremeyeceğim. tatil sekssiz de güzel, benim bu tatildeki en kıymetli dersim budur.



yeter

13 comments:

a_janedoe said...

vudunun ayak parmakları da uzunmuş

wykka said...

tshirt - dövme uyumu gözümden kaçmadı, dikkatli takipçinizim bağyan. aferin bana.

Anonymous said...

bir de maliyet ver tam olsun...

voodoo girl said...

maliyet götüme kaçtı çıkartamıyorum anonymous.

SokoPrens said...

ertuğrul özkök kıvamında pazar yazısı olmuş..okanın yeri ve fun club güzel secim;)

Anonymous said...

bacaklar kalın. üstü kaval, altı şişhane..

Zlatan Muratanovic said...

yeme bizi vudu ! tatil hic sexiz guzel olur mu ? Kendini kandirma...

varol döken said...

tatilin özeti: light bira

shenem said...

masadaki küllüğün önündeki "the beatles zippo"na kurban fıstıkım.
sana zaten yorum yapmama gerek yok malzemenin güzelliği ortada =)
Toramann ulan bekle geliyor geliyoorr aradığın aşk geliyor!!

Kartal Bafiler said...

O "seaside" da tek bir tabak kavuna 50 tl ödeyen iki bayan hatırlıyorum maziden ...

Anonymous said...

"bayan" mı?

graSS said...

riders yollarında böbrek taşı düşürmemen iyi olmuş.bi dahaki sefere yıldız burnu aprapo'da çin tavuğu üstüne de creme brule yemeği unutma.bak susadım şu vakit çeşmeye.

Big boy said...

hiç göğüs yokmuş sende hafız. istersen muamelen çok süper olsun, yinede göt ve meme olmalı. şahsen bu geniş omuzlarımla ben seni sikmem.