Sunday, January 7

hold your breath and count to ten

eski blogları bi okudum şimdi, kendimi tekrar etmişim zaman zaman, ayıpladım kendimi oyüzden. yine de okuyanlara bir hizmetimiz olduysa ne ala, ben sizin için varım halkım.

yine canımın blog yazmak istediği ama yazacak hiçbirşeyimin olmadığı anlardan birindeyiz, oyüzden fazla bir beklenti içinde olmamak lazım. zaten şu son günler bana bunu öğretti; fazla birşey beklemediğimiz zamanlarda elde ettiğimiz şeyler çok daha lezzetli oluyor, zaten robbie amcamız da demiş zamanında "there are no surprises where nothing is expected" diye, böyle yaşamayı öğrenelim diyorum ben de, daha temiz.

yarın işe başlıyor olmanın verdiği ağırlık msnimdeki colleguages grubunda açıkça hissedilmekte. yine de yıllık iznimize kadar non stop çalışacak olma gerçeğiyle yüzleşmemizi ve onunla başa çıkmamızı sağlayacak enerjiyi toplamış olduğumuzu ümit ediyorum, ben bunu yapabildim mi onu hiç bilmiyorum ama. sanırım yine kaçınılmaz olduğu için zevk almasını bilicez, allahtan gang fevkaladenin fevkinde de yırtıyoruz bi şekilde.

işte kalp dolu beyin boş olunca çıkan blog da bukadar oluyor, ne kalp dolu mu dedi, eee o da başka bir bloga kalsın bakalım ha ha ha.

one two one two this is just a test.


1 comment:

wykka said...

hayatınızı bloglardan takıb etmektense yüz yüze *gossip* tercih sebebidir her daim!