Sunday, April 27

fat cat


do: bugünlerde hava pek öyle göstermese de yaz geldi/geliyor ya, bir başka sıkıntım olan güneş gözlüğü olgusuyla başbaşayım. takmaya mecbur olduğumdan (yoksa 5 seneye kırışıklık ameliyatı beni bekler) kullanıyorum evet ama hayata güneş gözlüğünün siyah camlarından bakmayı hiç sevmiyorum (çok şair bi insanımdır). gerçek renkler, gerçek dünya gidiyor; sevimsiz soluk bişeyler geliyor yerine.

re: havada uçak görünce 'sevgilim beni düşünüyoooaaa' tipi kızlar vardır ya, ben de havada her uçak gördüğünde içindeki insanın mobilitesini kıskanan tipte bir kızım.

mi: evlerde sarı ışık kullanılmasından yanayım. nedense beyaz ışık çok hüzünlü geliyor bana. bir de balıkçılar. onlar ne renk ışık kullanırsa kullansınlar doğaları itibariyle çok hüzünlü yerler bence.

fa: çok sevdiğim bir şey olduğundan değil de, mimlenmeyince kendimi blog dünyasında çok yalnız hissediyorum bazen.

sol: suyunu süzmeye gerek kalmadan makarna pişirmeyi öğrenmek istiyorum.

la: bir futbolcunun 'hakeme gözlük' işareti yapıp sarı kart görmesi futbol dünyasının en bebece hareketi bence.

si: ben galatasaraylı futbolcu olsam ayhan'ı döverdim. bi de türk futbolunda en çok nefret ettiğim futbolcular listeme lugano'yu ekliyorum.

do: bunu daha önce sarhoş oturduğumuz bir işkembeci masasında da dile getirmiş ve 'medeni olmamak'la suçlanmıştım ancak lafımın arkasındayım; içeri alınmaları yasak olan bir maça çeşitli sahtekarlıklarla giren takım taraftarları, o tribünde gördükleri her türlü muameleyi haketmişler demektir.

1 comment:

wykka said...

kitap mimi vardı ama gözden kaçtı sanırım hanfendi: http://wykka.blogspot.com/2008/04/kitap-mimi.html

öte yandan, bir önceki komentimle de yalnız olmadığınızı göstermiş bulunuyorum. oh.