Tuesday, October 6

there she was just walking down the street

* avrupa birliğine uyum yasaları kapsamında, türk insanına yolda yürüme dersi verilmesini istiyorum.

* yolda yürürken önünüzden yürüyen kızın güzelliğini karşıdan gelenlerin bakışlarından anlama diye bir olay var. geçen öyle bir kızın arkasına düştüm, aman allahım her geçen kitleniyor. hayır o durumda önüne geçip mal gibi arkana da dönemiyorsun. bu merakla yaşadım tüm gün.

* resim çantasını takıp yolda yürüdüğünde kendini van gogh zanneden güzel sakatlar fakültesi öğrencilerine ilkokulda taktığımız beyaz resim çantasına geri dönmelerini tavsiye ediyorum. bence baya süpersonikti o çantalar, hem old school falan ordan yardırırlar karizmayı.

* her sabah önünden geçerken hostanın amerikan fast food zincirlerine uyup açtığı dondurma standını görüp, kabullenemiyorum. ayrıca merak ettiğim bir şey var, çocuklara küçüklüklerinden itibaren döner tanıtılsa fast food olarak, ne bileyim mcdonaldsın united colors of benetton çocukları gibi kürtler ermeniler türkler birarada hosta döner yiyor türkiyeye barış geliyor temalı reklamlar falan yapılmış olsa bile çocuklar anneeeaaaaa hamburgeeaaar diye ağlar mıydı yoksa döneri türk fast foodu olarak geliştirebilir miydik? bence baya kaçırılmış bir fırsat.

2 comments:

Ortega said...

Bir de yolda yürürken önünden giden kızın arkadan çok güzel olduğunu fark etmek var. İşte o an delicesine adımlarla kızın önüne geçmek, bir de önden güzelliğini görmek istiyorsun. O heyecana bayılıyorum.

Bazen ön taraftan görünce hayal kırıklığı da olabiliyor tabii.

karbonat erol said...

Ya teknik resim dersi için yolda yürürken T cetveli taşımak zorunda olan mühendislik öğrencileri... Kendini Van Gogh'dan çok barbar Conan gibi hissediyorsun elde T cetveliyle üstelik. :/

@Ortega : o hayal kırıklığı çok fena :D