Tuesday, February 10

dağ kafası


kartalkaya'ya gidip yaptığı tek spor merdiven inip çıkmak olan tek insan olarak ntv tarih dergisinde yer almayı hak ettiğime inanıyorum. hayatımda hiç bir zaman kayak, board gibi 'kış sporları'na ilgim olmadı. lunaparkta gondola bile binemezken, ayağıma geçirdiğim bir takım modern kızaklarla dağların tepesinden, ağaçların arasından kayma riskini göze almam beklenemez bittabi. oralara gidip de muhteşem manzarayı ve karizmatik kayakçıları görüp gaza geleceğime inanan bir kitle vardı ancak ben kararımdan caymadım, "kayak yapmamamın 10 sebebi" listemi pekiştirdim.

benim için ilk sorun kıyafetler. bir kere o ayakkabılar ve pantolonlar altına yapmışsın gibi yürümene sebep oluyor. genelde kıyafetlerde bir sürü aparat olduğundan giyinmesi uzun süren ve zahmetli bir iş. kayak kıyafetleriyle tarz yaratmak olmayacak iş değil ancak pistte gözlükleri de takınca robocop gibi olduğundan ve tanınmak mümkün olmadığından ne kadar gerekli bilemiyorum. kaldı ki spor yapan ve taş gibi vücuda sahip bir insansanız neden bunu öyle kıyafetler altına saklamak istersiniz aklım almıyor.

ikinci sorunsa süre. yılda sadece belli aylar, o aylar içersinde de hava koşulları el verdiği müddetçe yapabileceğiniz bir spor. diyelim ki her koşul sağlandı ve piste çıktınız. liftlerle zirveye gitmek 10 dakika, inmesi 2 dakika. sürekli böyle yorucu bir döngü, o iki dakikalık inişlerdeki adrenalin ya da zevk duygusu için çekilir mi hiç denemediğimden empati kurmakta zorlanıyorum.

bütün bunların yanına harcanan paraları ve otelin sıcak lobisinden pistleri izlerken şahit olduğum tepetaklak düşüşleri de ekleyince kesin kararımı veriyor ve bu spor bana göre değil diyorum. tüm bunlara rağmen etrafta fakülteye girer girmez omuzlarına taktıkları resim çantalarıyla kendilerini van gogh sanmaya başlayan güzel sakatlar misali artist artist dolaşan kişiler görmek mümkündü tabii; "her hafta burdayız, ailecek kayak yapıyoruz ve mutluyuz" havaları. ben kendilerine dağ manzaralı jakuziden el sallamakla yetindim, uludağ'da paparazzilere poz veren ünlü şarkıcı tadında. kışsa kış, sporsa spor. odadan havuza kadar yürüdük o kadar biz de.


1 comment:

bgn said...

kayak kıyafetleriyle tarz yaratmak olmayacak iş değil ancak pistte gözlükleri de takınca robocop gibi olduğundan ve tanınmak mümkün olmadığından ne kadar gerekli bilemiyorum.

hahaha..biz bunun geyiğini yapmıştık.sabah beraber kaydığın adam,akşam rest.da selam verince tanıyamıyorsun.(dört gün sonra uyandım yeminle) yada böyle müthiş bir tip görüyorsun,waauww oluyorsun ama o kıyafet yığınından sıyrıldığında 'len sen aslında bu muydun?' diyorsun..çok eğlenceli çoook