Wednesday, February 18

making bubbles with my farts

bir: diş macununun ortadan sıkılmasına inanılmaz sinir olan insanları hiç anlayamıyorum. ne olacak yahu o ortadan sıksın sen fırçalayacağın zaman dipten sıkar düzeltiverirsin eline mi yapışır iki kuruşluk macun için birbirinizi kırmaya değer mi hadi öpüşün barışın.

ki: kanallarının yerini bilmediğin bir televizyonda acilen bir kanalı açmaya çalışmak bence stresle ve baskıyla başa çıkma tekniklerinizi tanıma açısından güzel bir yöntem.

üçler: küçükken, evde annemin günü olduğunda, okuldan çıkıp eve gelirken evde bulacağım yiyecekleri düşünüp de hissettiğim o mutluluk duygusu bu yaşıma geldim hala hiç değişmedi. bir de temizlik günlerinde oluyor aynısı.

yaşasın türkler: şimdi ülkecek ne zaman gavurun teki türkçe konuşmaya çalışsa 'eki eki' şebekliğinde bir mutluluk hissetmemizi ezikliğimize ve başkalarına sempatik görünme çabamıza bağlıyorum tamam da, durum böyleyken azeri türkçesiyle dalga geçmek nedir kardeşim? hayır zaten hiç bir dile 'ilkel' deme gibi bir hakkı kimse kendinde bulamaz dilbilimsel olarak o ayrı da, dalga geçilen şey türkçenin yandan yemişi ya ben onu çözemiyorum.

dört: bu ülkede bazı köşe/dergi yazarlarının bulundukları yerlere nasıl geldiklerini anlamakta çok zorlanıyorum. sayıları sınırlı da olsa bazı blog yazarları çok daha müthiş yazarlar o durumda olsalar bana göre.

beş: yolda yürürken müzik dinleyen ve hatta sağına soluna aldırmadan dudaklarını da oynatan insanları takdir ediyorum (dogho kulakların çınlasın). bir bakışta anlayabilmek istiyorum onların dinledikleri şarkıyı, böyle kozmik bir bağ kurulsun aramızda istiyorum.

altı: tahtaya ödevi yazıyorum, zil çalıyor çocuklar cep telefonlarıyla resmini çekiyorlar ödevin. ofise geliyorum annem facebook bağlantılı bir aşk hayatı sorununu anlatıyor msnden. böyle gelgitler yaşıyorum gün içinde allahım sen bilirsin.

polonya battı:



16 comments:

Okhy Dokhy said...

tespitler harika!

GoGo said...

madem nolcak dipten sıkıversin ortadan sıkacağına.

annenin gününü anladımda temizlik gününe pek basmadı kafam.

çoğu işte olduğu gibi bazı köşe yazarları eş, ahbap, dost ilişkisi ile yerleşir köşelerine. Ama sen zaten bunu biliyordun sırf protesto amaçlı yazmıştın.

voodoo girl said...

şöyle: eve geldiğim saatte kadın işini bitirmiş oluyor genelde, ben de tertemiz bir eve geliyorum derli toplu mis kokulu. oh mis.

Hich said...

temizlik günü ve altın günü vs. aynı hisleri uyandırır bende de... bence bunun ya feng shui ile bi alakası var yada eve giren değişik enerjilerin rutine kattığı canlılığın sezgisel algısı ile bir rahatlama olayı söz konusu... pasta börek ve mr muscle kokusu felan daha ikincil olabilir duyulan heyecan açısından... tarafımdan bööle. bir de öğrenciler konusu var... evet, projeksiyondan sunduğumu yansı yansı çekiyolar kendimi boş yere nefes tüketmiş gibi hissediyorum; anlatmasam da olurmuş, zaten dertleri not! polonya battı da iiymiş :)

gia said...

beş'e kesinlikle çok çok katılıyorum. ben de istiyorum o bağdan:)

talento said...

diş macunu ortadan sıkılır.

graSS said...

1-2-3'ler yaşasın Türkler,4-5-6 Polonya battı,7-8-9 Almanlar domuz,10-11-12 İtalya tilki, 13-14-15 A-me-ri-ka kalleş.. diye devam eden bu faşist tekerlemeyi küçüklüğümde bi tek ben biliyorum sanıyordum.ilginç.. :)

La Santa Roja said...

Her akşam yatmadan önce dişlerimi fırçalarken aynı düşünce geliyor aklıma benim de; ne yani ortadan sıkınca n'oluyor ki??
Bir de bugün bizim temizlik günü oley oleeyy! 3 gündür cuma temizlik var diye dolandığımdan çok iyi anladım seni :)

voodoo girl said...

benim bildiğim versiyon: 13-14-15 ruslar kalleş 16-17-18 arada kaldı portekiz 19-20-21 a-nıt-ka-bir!

Hiçkimse said...

Benim bildiğim versiyon da şudur : 1-2-3ler yaşasın Türkler, 4-5-6 Polonya battı, 7-8-9 Rumlar domuz, 10-11-12 İtalya tilki, 13-14-15 Amerika kalleş, 16-17-18 şampiyonluğu kazanan Portekiz- 19-20-21 a-nıt-ka-bir. Bu tekerleme tam bir şehir efsanesiymiş abi...

talento said...

bence rus salatasının adını 1 gecede değiştiren amerika kalleş. ayrıca her versiyonda kafiyeli diye portekiz zorla girmiş tekerlemeye.

tatlısukırosu said...

annelerimizin o ünleri en büyük düşmanımızdır aslında. o yiyeceklerin kalorisini tahmin etmek dahi istemiyorum.

kelebenk said...

* o sebeple devamlı diş fırçasını dibinden sıkan bir sevgilisi olmanı insanın!


* abii deli gibi mutlu olurdum "gün günleri" böyle bir de mutfağa hazırlarlardı çocuklar için... ahahah....

* beşlerden biriyim... salınıyorum bazen bazen söylüyorum. o insanları bir daha kimbiliiiir ne zaman görücem ki.. hıh:

Anonymous said...

Yaşla ilgili olsa gerek, diş macunlarının eskiden teneke benzeri metal tüplerde olduğunu bilmiyorsun sanırım. Bu tüpleri ortadan sıktığında, şimdiki plastik/polimer tüpler gibi, dipten sıkarak düzeltemezdin, genelde de bir iki düzeltme çabasından sonra delinir ve dipte kalan kısımlar kururdu. 70li yılların çocukları en azından birkez ebeveynlerinden bu konuda fırça yemişlerdir sanırım. Bu bahsettiğin ortadan sıkma meselesine illet olanlar herhalde çocukluklarında bolca fırça yemiş olanlar olsa gerek.. Emin değilim tabi, ben dişlerimi fırçalamazdım...

wykka said...

bence soğuk savaş dönemine yetişmiş kuşakların söylediği versiyonda rusların kalleş olması doğal, zira o zamanlar "kahrolsun amerikan emperyalizmi"nden yeni yeni çıkmış, mc donald's'ın açılışını, kutu kolanın çıkışını görmüş özal çocuklarıydık biz. sonrakiler "amerika kalleş" diye diye levi's ve converse giyen, bitakım tuhaf politikacıların kurbanı olmuş genç nesiller.

ha bu kadar sosyolojik tespitim var da buralarda napıyorum derseniz, converse eşofman giyerek çektirdiğim ilk vesikalığımın siyah beyaz olduğu gerçeğini itiraf eder, kaçarım sahneden.

Serdarca said...

Çok güzel bir yazı olmuş. Kendimi buldum =))