Tuesday, March 24

in the nick of name


enişte kontenjanından syntax error mimlemiş, şimdiye kadar sahip olduğunuz lakaplar diyerek. düşündüm ve adımdan türeyenler dışında ortaokul/lise, üniversite (x2) ve şimdi olarak ayırabileceğim dönemlere ait 4 tane lakap geldi aklıma. ilki yukarda görmüş olduğunuz 'tatlı cadı' sabrina. ben hastasıydım bu bizde 'acemi cadı' diye çakması çekilen dizinin, ayrıca kıza da bayılırdım, o şekil kendime zorla sabrina dedirtmeye başlamış olabilirim çıkışını hatırlamıyorum çünkü. ama delicesine ikinci ismim gibi heryerde yazardı o zamanlar. sonra üniversite yıllarında bir portekiz ziyareti sonrasında synthia başladı, adımın portekizcedeki hali olduğunu iddia eden bir arkadaş sayesinde. elalem bana öyle demiyordu tabii de msnde falan kullandığım bir lakaptı. o esnada insanlar bana sosyal çevrem ve 2 adımda ankarada herkese ulaşabilmem (kevin bacon'a aşığım evet) nedeniyle ankara cumhurbaşkanı derlerdi. neden sonra social network tabir ettiğimiz sitelere takılmaya başlamamla bir tim burton şiiri karakteri olan (hani crazy girl, sexy girl ve benzerleri ekolünden sanan varsa diye açıklama yaptım) voodoo girl aldı yürüdü.


işte böyle gönül dostları (vj bülent tonlamasıyla). ilginç lakapları olanlardan bekliyoruz mimi cevaplamalarını, zira it's rude to point at people.



uyarı üzerine gelen edit: bahçelievler 'mahalle' tayfasının nereden çıkardığı belirsiz ama seneler sonra bile taa amerikalardan ziyarete gelen elemanlarla toplanıldığında kullanılmaya devam eden sabitap vardı bir de. unutma unutturma dediler.

5 comments:

Okhy Dokhy said...

1 yaşımdan şu güne kadar soyadım lakabımdır her ortamda; "Canbaz"

sanırım karaktere uyuşundan da kaynaklanıyor. söylemesi de kolay. insanlar söylemeyi seviyor da. canbaz lakabı "kepçe" falan gibi yaygın da değil pek. e çirkin de değil ayrıca, gaz da veriyor yer yer. e kızlar da hasta! değmesin yağlı boya...

Syntax Error said...

melissa joan hart'a gençliğinde gönlünü kaptırmış, yeni ergen zamanlarında geceleri yastığa kafasını koyup da "melissa" diye fısıldayarak gözleri dolmuş biri olarak, sabrina&clarissa lakabınızı takdirle karşıladım sayın vudu...

deniz ural said...

Ortaokuldayken "Pembe Rencır" derler idi bana, sayende hatırladım. İşin komiği, o zamanlar meşhur olan Power Ranger'ı bir kere filan seyrettiğim için Pembe olanı iyi midir kötü müdür hala bilmiyorum.

Enis İnan said...

Kutup vardı zamanında, aslında Eisbär'di almanca kutup ayısı. sebebini bilmiyorum. orta okulda çok sakin suspus çocuktum ondan olabilir tam hatırlamıyorum.

bi de top oynarken del piero formam vardı, sonra aramıza yeni katılan bi arkadaş adımı bilmediğinden del piero dedi bana, sonra herkes güldü "del" diye çağırmaya başladılar, sonra o "del" bi süre sonra "deli" oldu. sonra ben sinirlendikçe arkadaşlar daha çok inat yapıp deli dediler bana. sonra juventustan nefret ettim. del pieroyu hala severim.

bi de askerde inan vardı, soyisimle hitap şekli.

graSS said...

hey gidi nickelodeon'lu gençliğim..