Thursday, March 12

kadınlık insanın kendine yakışanla evlenmesidir

erkeklerin tek eşli olamayacağını ve çapkınlık yapmalarının doğal olduğunu genetik sebeplerle açıklamaya çalışmaktan daha saçma olan tek şey sanıyorum bunu 'evdeki' kadına bağlayarak açıklamak. "o da kadın olsaydı da kocasını elinden kaçırmasaydı" düşüncesini seda sayan izleyicisine indirgemek, kendi sosyal çevrenizi düşündüğünüzde hak vereceksiniz, aslında çok basite kaçmak oluyor. zira evlendikten sonra kadının kendini bırakmaması, giyinip süslenip kocasının karşısına öyle çıkması, fazla kilo almaması, işine gücüne dalıp kocasını ihmal etmemesi gibi öğütler her birimizin kafasına o veya bu şekilde sokulmuş. bu noktada takıldığım şey asla "aman sanki erkekler brad pitt" değil - ki bence çok haklı bir sav. benim katlanamadığım, evlilik kurumunun sağlıklı yürüyebilmesi için çaba gösteren tek tarafın kız tarafı olmasını bu kadar kabullenmiş olma hali. feminist söylemlere başvurup erkeklerin yüzüne tükürürcesine açıklamalar yapmayacağım çünkü bunu bize yapan yine biziz. bu yorumları yapan da, bu beklentilere sahip olan da biz kadınlarız. öyle bir bakış açısı, öyle bir toplum ki içinde yaşadığımız, parçası olduğumuz, yetiştirdiğimiz çocuklarla yarattığımız; bir erkeği devlet onaylı sexe ikna etmek kadınların en büyük başarısı olduğundan bu başarının devamı da onlardan soruluyor. ele güne karşı bu başarısızlık duygusunu tatmak istemeyen kadınlar da "mini eteğini evde giyersin" kafasındaki erkeklerin -hem mecazi, hem gerçek anlamıyla- tepelerine çıkmalarına izin veriyorlar.

millet "What happened to the dreams of a girl president? She's dancing in the video next to 50 Cent" diye sorgularken kendi ülkesindeki yeni nesil kadının geldiği noktayı; bizim için en büyük sorun bir kadının bir erkeği layığıyla kafesleyememiş olması. geçmişi şimdiyi çoktan kabullendim de, doğmamış kız çocuğumun böyle bir toplumda yetişecek olma ihtimalidir bana kan kusturan.

13 comments:

Witchie of Stars said...

Aldatılanın becerisidir bence aldatılmak, çünkü normal şartlarda kimse aldatmak istemez (kimi hayvani varlıkları saymıyorum tabii). Bu kadın da olabilir erkek de. Kadın ne kadar kendine bakmaya devam edecekse, erkek de o kadar devam edecek ilişkiye itina göstermeye. KEza boynuzu yiyen hep kadınlar olmayabiliyor, üstelik genellikle erkekler kadınlara göre çok daha geç farkediyorlar boynuzlandıklarını. O yüzden kadın da erkek de evlendim oh ne rahat, sevgilim oldu aman ne güzel rahatlığına girip yayarlarsa bi taraflarını, kısa vadede boynuzlarının çıkması, uzun vadede de yalnızlığa merhaba demeleri pek bi olasıdır bence.

AyDi şeker said...

"Kadın ne kadar kendine bakmaya devam edecekse, erkek de o kadar devam edecek ilişkiye itina göstermeye. "

Kadın kendine bakmıo diye boynuz yemesi dogal karsılanmamalı. Cunku hem kadın kendine bakmıyosa erkek ondan ayrılabilir bunun tek cozumu boynuzlamak diildir, ayrıca kadınlardan hep bakımlı olmaları guzel giyinmeleri oturup kalkmasını bilmeleri isteniz...bunları yapmayıncada "bakımsız kadın" "erkek gibi kadın" çirkin kadın" etiketleri yapıştırılır. ama işin ironik tarafı bu etiketleri yapıştıranların ne oturup kalkmasını ne insan içinde nası davranmasını ne bi kadına nası davranmasını bilen yolun ortasında cükünü kasıya kasıya yuruyen yolun ortasına tukuren hayvan kılıklı erkeklerdir.

evet kardesim. zorla feminist yaptılar beni aq.

tanıdıgım erkeklerin (babam ve tanıdıgım insanların babaları da dahil olmak uzere) hepsi bencil, nankör ve cimri. böyle olmayanlar da odun veya dikbaşlı.

yok öyle filmlerdeki gibi erkekler. eger var sanıyosanız da ya aşk gozunuzu kor etmiştir yada karsınızdaki erkek cok farklı bir kişilik sergiliodur ama merak etmeyin gercek yuzu yakında ortaya cıkar.

keske beni göt edicek bi erkek çıksa karşıma... ama yok kardeşim yok

öh kustum bloguna resmen kusura bakma voodoo...temizliim?

Witchie of Stars said...

yahu tabii ki kadının ya da erkeğin mevcut halini beğenmemek boynuzlamak için değil ayrılmak için nedendir ama benim demek istediğim durumun sadece kadınlar için değil erkekler için de geçerli olduğu. Sadece erkeklerde "kadın aldatmaz" zannı var ki bu kadınların işini daha da kolaylaştırıyor.

AyDi şeker said...

kadınlar aslında bu konuda çok sinsi. sonuna kadar da destekliyorum :D erkeklerin agzına sıcıcak ne varsa yapsınlar ahahahha delirdimmmm

bu arada heralde cok aldatıldıgımı dusunuyosunudur bu yazdıklarımdan sonra ama tam tersi. hiç aldatılmadım ve cıktıgım insanların cogunu aldattım. cocukken yaptıgım bişeydi ama bu. erkeklerden bu kadar nefret etmemin sebebini de zaten yukarda acıkladım :D

Hiç kimse said...

Bu sanırım biraz da evlilin üzerine çok fazla anlam yüklemesiyle ilgili olabilir. Henüz evlenmedim, evlenme aşamasına gelmedim, kimseye evlenme teklif etmedim ama şunu biliyorum ki evlilik birşeye başlamak değil. Evlendikten sonra evren değişmiyor, siz daha farklı insanlar olmuyorsunuz. Düğününden sonra ki ilk gece kocanın pis çorap kokusunu duyduğunda anlıyorsun bunu zaten.

"Saçları mısır sarısı kızım Eylül'ün elinden tutup parka götüreceğim"

Çok hoşsunuz...

Nikopol said...

o deil de çok önyargılı deil mi bu yaklaşım? hani "erkek aldatır, hem de sadece kadın evlendiği zamanki fiziksel görünümünü, thus, çekiciliğini korumadığı için kadının suçu." çok böyle klişe gibi geldi bi an. bi tek erkek değil sanırım aldatan (ve hatta kadınlar daha yatkın buna en azından benim yaşımdakiler ve daha küçükleri öyle) bi de fiziksel nedenlerden ziyade ilişkinin başlarındaki heyecanın kaybolmasından dolayı değil midir aldatmak/ayrılmak falan? yani erkek egemen toplum olarak tanımlayabilceğimiz bi yerde yaşasak da ilişkilerde o kadar da egemenlik kurduğumuzu sanmıyorum. ben bişeyleri yanlış yapıyorum ya da.
ha evlenmedim o kadar da iyi bilmiyorumdur. benimkisi de tahmin. neblim.
bi de (yeni nesil sayılabilcek bi yaş grubundan meraba çakarak) diyebilirim ki; yeni nesil çok da böyle yetişmio. kafa çalşıo az biraz. radyasyonlu çay bizi teğet geçti hacım.
donç yu vöri.

Hassiktir0106 said...

Böyle olması tamamen ve tamamen kadınların suçu. Bana kızabilirsiniz ama acı gerçek bu ve gittikçe de büyüyor. Bugünlerde kadınlar mutlu günlerini yaşıyor. 2 nesil sonra yaşayacak olan kadınlara acıyorum.

Hassiktir0106 said...

kapitalism kadınları nesne olarak devam ettikçe ve kadınlar özgürlük adına kendilerini daha da çok nesneleştirdikçe daha da mutsuz olacaklar. bu dini bir söylem değildir. zeus için hera nesnedir modernleştiğini iddaa eden toplumda ise iyice nesneleşmeye devam ediyor kadın. Nese ben bunları sallamamayı öğrendim. Anı yaşıyorum şu an da evli değilim evlenşirsem de sevdiğim için değil çocuk yapmak için olacak.

PLUSTIC said...

kadın,doğar büyür evlenir cocuk doğurur çirkinleşir ölür.
erkek,doğar büyür sevişir yemek yer maç izler göbek yapar bıyığını keser ölür.
bu durumda kadın cocuk doğurmaz ve cilvesine devam ederse erkek de bıyığını kesmesse sorun oluşmaz.
eski yüzeysellerden kim kaldı?

cız-bız-liz said...

oyun seven herkes aldatmaya meyillidir bence. sevgilisi isterse bıyıklı bi hatun olsun isterse sütun gibi bacaklar üzerinde selülitsiz bi popo.

Anonymous said...

hadi len ordan, kadını erkeği yok bu işin! hepimiz aldatıyoruz, hepimiz aldatılıyoruz...

erbo said...

iki tarafta aldatıyor. erkek aşıksa daha sadık oluryor ama bence, aldatma potansiyeli sıfıra iniyor. kadın için aynısı geçerli değil günümüzde kadınların aldatma potansiyeli kesinlikle daha çabuk kinetiğe dönüşüyor.

farawaysoclose said...

konuyla teğet alakalı olarak, "kız ve erkek çocukların yetiştirilme farklılıkları" temalı şu yazı ilginç:
http://www.aksam.com.tr/2009/03/14/yazar/11984/ture_ozcelik/oglan_bizi_evde_istemiyo_.html