Monday, March 16

move your body like a snake ma

ear: herkes hayatının bir döneminde şarkıları abuk subuk anlama durumuna düşmüştür eminim. benim "denizle mehtap sordular seni neredesin" dizesindeki denizle mehtabı iki yakın arkadaş zannetmem gibi. üstelik bunun doğrusunu öğrendiğimde hiç de küçük bir yaşta değildim. bunların daha saçma olanları anlamsal değil fonetik yanlış anlaşılmalar. o meşhur 'freak out'u 'africa' diye anlayan, üstelik de müzik dünyasının baya içinden olan insanlar var örneğin. benim küçüklüğümden hatırladığım -geçenlerde no doubt postu yazarken aklıma geldi- don't speak şarkısındaki 'hush hush darling' kısmını 'push me push me down' diye anlayan bir arkadaş vardı. push me down ne lan oha fantaziye gel.

brain: ben küçükken zaten inektim onu geçiyorum da, nasıl bir ingilizce aşkıysa arkadaş gider hocadan dönem ödevi alırdım hiç nota ihtiyacım olmamasına rağmen. o zamandan belliymiş ne mal olacağım. o değil de dönem ödevi nedir yahu? nelerle uğraştırıyorlardı bizi eğitim adı altında.

heart: bizim okulun mail-listine otomatik olarak dahil olduğumuzdan, bir takım okul duyuruları geliyor sürekli inboxlara. aynı zamanda kan aranıyor mailleri de geliyor. öyle kötü bir durum ki, okusam kötü oluyorum, ama okumadan silmeye kalkarsam da bir gün benim ya da bir yakınımın kan ihtiyacı olduğunda da başka insanlar okumadan silecekmiş gibi hissediyorum. böyle bir tribal enfeksiyon halinde geçiyor her günümün 2-3 dakikası.

lips: insanın en dangoz kendini yaralama şekli, sigarayı dudaklarının arasına alıp çakmak ararken o sigaranın dudağa yapışması ve ilk nefesle birlikte dudağın bir parçasını da beraberinde götürmesidir.

17 comments:

azuth said...

şarkı sözünü geçtim, bir kaşıkçı elması durumum var benim.. ulan diyorum, tamam nasıl bi "elma" ki bu bu kadar değerli. 21 yaşında falan öğrendim aslını.. düşün..

Hiç kimse said...

Lips: Midem kalktı azizim.

Okhy Dokhy said...

o dudak olayından çok çektim. çok kan kaybettim bu uğurda. sana bunla alakalı mail gelmiştir zaten. okumadan sildin mi yoksa?

ayrıca Opeth'in Master's Apprentices şarkısının 3:35'inde de "şarapçı Ferit, Paul McCartneeeey" diyo.

cız-bız-liz said...

oley kaşıkçı elması konusunda yalnız değilmişim buna çok sevindim bu bir.

ikincisi ise kimdi o vudu ya push me push me down, çok tanıdık ama.

bir üçüncüsü ise bence extreme - more than words isimli şarkıyı dikkatli dinlersek ilk dakikalarında uzuuunca bir "aaaaliiiizeeee" dediğini duyabiliriz.şarkılar beni söyle be heyt.

voodoo girl said...

ya gamzelerin serviste bi kızdı ama adını hatırlayamadım ben de yoksa romeo gökhan'ın kardeşi miydi lan :)

cız-bız-liz said...

heuahuehauah romeo gökhaaaan!!

Hich said...

ehe.. "bir bar taburesi üstünde babamın öldüğü yaştayım" öyle değil o "bir fanta kulesi üstündee..." :)

cız-bız-liz said...

"bir kaaar tanesii ool KONDİLİMİN ucuna" => kondil ne lan? kondilin ucu nası bişi ki?

voodoo girl said...

hahahahahahah işte bu postta görmek istediğimiz türden yorumlar bunlar :)

Okhy Dokhy said...

bir de yıldırım akbulut'un gittiği mekandaki solistten "sabile" adlı şarkıyı istemesi var ısrarla. "eller ayrıl sabile, yollar ayrıl sabile" imiş. ötesi yoktur heralde...

cız-bız-liz said...

aynı şekilde
"mustafaaa yağmur vaar istanbuldaaa"

Enis İnan said...

lips: o dudak yaralanma olayı 1 kere başıma geldi de sık sık başıma gelen şey. nasıl anlatsam. dudak kuru şimdi tamam mı, sigarayı yakıyosun çakmağı cebine atıyosun sonra sigarayı eline alırken sigara dudakların kuruluğundan duağa yapışıyo ve elin kayıyo sigaranın ucuna ve işaret paramağınla orta paramağını böylelikle bi güzel yakıyosun. evet evet anlatabildiğime inanıyorum. bu sık sık başıma gelir.

şarkı: "bir kar tanesi ol kombinemin ucunda" diye söyledim yıllarca, mantıksız da gelmiyodu hani, maçlara giden adam, yağmur çamur demiyo. kar yağarken kombinesinin ucuna kar yağıyo. gayet hoş bence. takım sevgisi falan var en azından şarkının içinde. sonradan doğrusunu öğrenince hayalim kırıldı.

Alper Öcal said...

Ear kısmına ithafen;

Şampiyonlar Ligi resmi müziğinin en can alıcı yeri:

die meister
die besten
les grandes equipes
the champions

Alper'in ortaokul yıllarında dil bilmiyorken anladığı:

interstar
interstar
yaşa star
yaşa star

Ne yapayım maçları sonradan adı Star olan Interstar veriyordu. VTR'de sürekli yıldız dönüyordu. Evet star demek yıldız demek, onu biliyordum...

Okhy Dokhy said...

bir de "eci vici volkey" vardır. ahahhaha! voodoo bence bu post'u sağ sütuna koy, dursun. aklımıza geldikçe yazalım. fena eğlendim.

üni'de arkadaşlarla "biri bizi vitti" diye coverlardık ayrıca. negüzel şarkı be.

voodoo girl said...

ya bi de hiphopdeliminedendostas diyesim gelen bir şarkı var küçüklüğümüzün uydurmalarından ama hiç tarif edememiş olabilirim :)

Okhy Dokhy said...

no haşhaş , no vitamin değil mi o şarkı?

Hich said...

ahahahahhaha :D eed eed "no hash-hash"... dr. alban hatta... güzel tarif etmişsin vuducum... ilk aldığım kasetlerden biridir ve hatta...